Ahlat kümbetleri şekil olarak Orta Asya Türk Çadırını andırmaktadır. Böylece kümbetleri Türklerin hayatında önemli bir yer tutan çadır sanatının mimariye aktarılmış şekli olarak görmek mümkündür. Böylece İslam sanatına kümbet mimarisini sokan Türklerdir. İslam öncesinde Türklerde bu sanat “Kurgan” şeklinde  gelişmişti.
 
Kümbet mimarisi XI. asırdan itibaren yani Selçuklular döneminde başlar. Bu tip mezar abidelerine Horasan’dan Anadolu’ya kadar Türklerin yayılma yolları üzerinde rastlamak mümkündür. 
 
Ahlat kümbetleri genel olarak iki katlıdır. Alt kat tonozla örtülmüş mezar odası, üst kat dua ve ibadet odası olarak düzenlenmiştir. Silindirik ve çokgen planlı gövdenin üzeri konik veya piramidal külah ile örtülmüştür.
 
Ahlat kümbetleri ,Selçuklu ,İlhanlı, Karakoyunlu ve Akkoyunlu devirlerini kapsar.

 

 
Erzen Hatun Kümbeti

Ahlat kümbetlerinin en süslüsüdür. Üzerindeki yazıta göre Karakoyunlu Emir Ali,kızı Erzen Hatun için 1396-1397’de yaptırmıştır. Kümbet  iki katlı olup altta kabirler, üstte ise türbedarların beklemesine ve duaya mahsus yer bulunmaktadır. Çapraz tonozla örtülü  kare planlı mezar odası üstünde, dıştan  onikigen  içten dairesel planlı gövde yükselir.
Ahlat kümbetlerinde bu kadar çok zengin motifin bir arada bulunduğu başka bir eser yoktur.




 



Keşiş Kümbeti


Ahlat’ın İkikubbe Mahallesinde Çifte Kümbet’in yüz metre kadar güneyinde yer almaktadır.  Halk arasında “Keşiş” yada “Tek Kümbet” diye anılır. Ahlat’ın en yalın yapıtıdır. Kitabesi olmadığı için, kimin için ve ne zaman yapıldığı bilinmemektedir.  Ancak üslup ve malzemeye göre XIII. ve XIV. yy. arasına tarihlenmektedir. Bu da eserin Karakoyunlular dönemine ait olduğnu göstermektedir. Kare planlı mezar odasının üstünde on iki yüzlü gövde yükselir.